KÜLTÜR TURİZMİ-ADIYAMAN

"Güneşin En Güzel Doğup Battığı Yer"

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin batısında yer alan Adıyaman, tarihin ilk insanlarına ev sahipliği etmiş çok eski bir yerleşim yeri. Pek çok medeniyete kucak açmış bu kültür ve turizm şehrinde insanlık tarihinin her evresine ait kalıntılar bulunmuş.

Adıyaman’da iki değişik iklim sürüyor. Dağlık kısımlarda karasal iklim; yani, kışları soğuk ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak. Ovalık ve güney kesiminde ise, kışlar ılık ve yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçiyor. Türkiye'de Akdeniz iklimi ile karasal iklimin birlikte görüldüğü tek il Adıyaman. Ayrıca Adıyaman Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en yeşil ve bitki örtüsü bakımından en zengin ili.

Adıyaman isminin hikayesi ise şöyle: Çok eskilerde bu kentte yaşayan putperest bir baba ve yedi oğlu yaşamaktaymış. Babanın evde olmadığı bir gün, çocuklar bütün putları imha edip Allah’ın bir olduğunu kabul ve ilan etmişler. Putperest baba olanları öğrendiğinde çocukları öldürmüş. Yedi kardeşin anısına manastır yapılıp şehrin adına "Yedi Yaman" adı verilmiş. Şehrin ismi zamanla Adıyaman olmuş.

Eğer Adıyaman’dan sevdiklerinize, yöreye özgü hediyelik eşyalar götürmek isterseniz gitmeniz gereken yer; Oturakçı Pazarı. Bu çarşıdan, yöreye özgü, kilim, cicim, halı, çanta, heybe, yemeni ve ahşap eşyalar gibi el sanatı ürünlerinden alabilirsiniz.

Nemrut Dağı

Görülmesi Gerekenler

Nemrut Dağı

Adıyaman ilinin Kahta ilçesinde bulunan 2.150 metre yüksekliğinde olan Nemrut dağı, 1987 yılından bu yana UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer alıyor. Kommagene uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin en önemli milli parkı (1988’den beri) olan Nemrut’ta; Nemrut Dağı'ndaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü bulunuyor. Dünyanın 8. Harikası olarak görülen bu turistik nokta, yaklaşık 10 metrelik heykelleriyle ve kitabeleriyle dikkat çekiyor. Kommagene Kralı Antiochus Theos, M.Ö. 62 yılında buraya, birçok Yunan ve Pers tanrısının heykelinin dışında kendi mezarını da yaptırmış. Ayrıca gün doğumunun ve batımının izlenebileceği en güzel yer olmasıyla da dikkat çekiyor Nemrut. Her yıl binlerce ziyaretçinin akınına uğruyor. Ziyaretçilere küçük bir tavsiye; eğer Nemrut’a gün doğumunu izlemeye gittiyseniz, üşümemek için üstünüze mutlaka bir şeyler alın. Karasal iklimin etkisinde olan bu kent, Atatürk Baraj Gölü nedeniyle, iklim değişikliğine uğrayıp, Akdeniz iklimi ile benzerlik göstermeye başlamış olsa da Nemrut’ta gün doğumları oldukça soğuk oluyor.

Atatürk Baraj Gölü

Yöre halkı tarafından “deniz” olarak nitelendirilen bu baraj gölü Türkiye’nin en büyük, dünyanın 6. büyük barajı. Fırat nehri üzerine kurulan, 1992 yılında işletmeye açılan baraj, yıllarca kurak olan bu topraklara can vermiş. Baraj gölünün yapılmasıyla istihdam ve ekonomi hızla gelişmiş. Gölet üzerinde balıkçılık ve su sporları da yapılmakta.

Adıyaman Müzesi

Şehir merkezinde bulunan müze, yaklaşık 30.000 eser barındırıyor. Müzenin arkeolojik eser salonunda Paleolitik çağdan Osmanlı dönemine kadar uzanan eserler bulunuyor. Etnografik eserler salonunda ise, yörede yapılan el dokumaları, giysiler, gümüş ve bakır eşyalar sergileniyor. Müzenin kapıları, pazartesi günleri hariç her gün 08.00-17.00 arası açık.

Cendere Köprüsü

Roma mimarisinin güzel bir örneği olan köprü, Kahta ile Sincik ilçeleri arasında yer alan Cendere Çayı üzerine kurulmuş. Köprü, Septimius Severus zamanında yapılmış, sütunun biri İmparator Severus’a, biri eşi Julia Domna’ya ve diğeri oğulları Caracalla’ya adanmış. Dünyanın hala kullanılmakta olan en eski köprülerinden biri unvanına sahip bu köprüyü görmeden Adıyaman'dan dönmeyin, deriz.

Cendere Köprüsü Adıyaman

Gümüşkaya Mağaraları

Türkiye’nin en eski mağaralarından biri olan Gümüşkaya Mağaraları, Adıyaman merkezin 40 km. güneybatısında, Göksu nehrinin kenarında bulunan Gümüşkaya köyünde bulunuyor. M.Ö. 150 yıllarında yapıldığı düşünülen Mağara, kayaların oyulup çok sayıda tünel yapılmasıyla ve bu tünellerin birbirine bağlanmasıyla oluşmuş. İlk başlarda da konut olarak kullanılmış. Binlerce yıldır ayakta olan bu mağaralar, Adıyaman sınırları içinde, görülmeye değer yerlerden.

Zeynel Abidin Türbesi

Adıyaman’ın 15 km. doğusunda Kınık Yolu Serhatlı Köyü yakınında bir tepenin üzerinde bulunan türbe, Hz. Ali’nin torunu olan Zeynel Abidin’e ait. Ancak türbenin ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmiyor. Efsaneye göre küçük yaşta şehit düştüğüne inanılan Zeynel Abidin’in annesi, öldüğü halde oğlunu emzirmeye devam etmiş. Türbesinin üzerinde annesinin onu emzirmesi için bir delik olduğu, deliğin etrafında süt lekelerinin bulunduğu söyleniyor.

St. Petros ve St. Paul Kilisesi

Bugün bir Süryani cemaati tarafından kullanılan kilisenin 1905 tarihli kitabesinden anlaşıldığı üzere, tarihi çok eski yıllara dayanıyor. St. Pavlos ismiyle anılan Kilise, Adıyaman Merkez’in Mara mahallesinde bulunuyor.

Perre Antik Kenti

Bugünkü Pirin köyüne adını veren Antik kentin kuruluşu Helenistik dönemlere kadar uzanıyor. Erken Roma dönemine ait bir Nekropol olan Antik kentte, 208 adet kaya mezarı bulunuyor. Ayrıca kent, Kommagene döneminde de yerleşim yeri olarak kullanılmış. Roma döneminde bölgenin en büyük yerleşim yerlerinden biri olan kentte, daha sonra Bizans esintileri görülmüş. Hala kullanılan Roma çeşmesi ve bazı surları ayakta olan yapıları arasında.