KÜLTÜR TURİZMİ-ANKARA

"Türkiye’nin Kalbi"

Türkiye’nin başkenti olması sebebiyle ülkemizin vazgeçilmezi olan, ayrıca bulunduğu coğrafi konum itibari ile çok işlek bir noktada bulunan Ankara, adeta Türkiye’nin kalbi niteliğinde.

Dünya'nın 40. büyük, Türkiye’nin ise 2. büyük şehri olan Ankara, geçmişten günümüze gelene kadar bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Şehrin tarihi, en az 10 bin yıl öncesine dayanıyor. Hititler, Frigler, Lidyalılar ile Persler ve sonrasında da Makedonyalılar ile Romalılar, Selçuklular ve Osmanlılar, bu şehirde belirli dönemlerde yaşamış ve şehrin tarihi dokusuna katkıda bulunmuşlar.

İklimsel çeşitlilik bakımından zengin olan Ankara’nın büyük bölümünde, karasal iklim hakim. Bu sebeple kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçiyor. En sıcak ayları temmuz ve ağustos olurken; en soğuk ayları ise, ocak ve şubat. Kuzeyden gelen Karadeniz iklimi ve güneyden gelen Akdeniz iklimi de Ankara’yı 3 ana iklim tipinin görüldüğü bir şehir haline getirmiş. Bu da Ankara’yı nadide şehirlerden biri yapıyor.

Çok geniş bir tarihsel portföye sahip olan Ankara’da, gezip görülmesi gereken yerlerin sayısı fazla ve çeşitli. Eski çağlardan gelen etnik ve kültürel çeşitlilik, Büyük Selçuklu ve Osmanlı Devleti'nin varlığı, Kurtuluş Savaşı yıllarının etkisi, TBMM’nin burada açılması ve Ankara’nın Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkenti seçilmesiyle; şehir, siyasi bir kimlik de kazanmış.

Ankara, alışveriş merkezlerinin dışında caddeleriyle de ünlü. Tunalı Hilmi ve Arjantin Caddeleri'nde Türk El Sanatları'nın farklı ve şık örneklerini bulabilirsiniz.

İlçeleri dolaştıkça, yöreye özgü dokumalarla, el işinin farklı örnekleri ile karşılaşacağınız muhakkak.

Beypazarı, bu konuda başarılı bir örnek. Beypazarı kurusu, gümüş takıları, el dokuma örtüleri, fularları ve şalları, sevdiklerinize armağan edebileceğiniz ürünlerden yalnızca birkaçı.

Dahası, Ankara ilçelerinde ve caddelerinde...

Ankara Kalesi

Görülmesi Gerekenler

Ankara Kalesi

Ankara’ya gittiğinizde “Acaba nereleri görmeliyiz?” diye çevrenizdekilere sorduğunuzda; ilk alacağınız cevaplardan biri, muhakkak, Ankara Kalesi olacaktır.

Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, çeşitli rivayetlere göre, kale, Hititler Dönemi'nde inşa edilmiş. Farklı dönemlerde restore edilerek kullanılan Ankara Kalesi; iç ve dış kaleden oluşmakta.

Dört katlı olan iç kale, Ankara taşından ve toplama taşlardan inşa edilmiş; bu da, kalenin dayanıklılığını arttırmış. İç kalenin iki büyük kapısı, dış kapı ve hisar kapıdır. Ana kapı üzerinde İlhanlılar'a ait bir kitabe; kuzey kapısında ise, Selçuklular'a ait olduğu düşünülen bir yazı bulunuyor. Buradan anlaşılacağı gibi Ankara Kalesi, bir çok medeniyetin ev sahipliğini üstlenmiş, bir tarihi mekan.

Günümüzde turistik ziyaretlere açık olan Ankara Kalesi, içerisinde yer alan sevimli çay bahçeleri ve antika dükkanlarıyla da ilgi çekiyor.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Günümüzde eşsiz koleksiyonlarıyla ve kendine özgü tarihi yapısıyla, dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 1921 yılında kurulmuş.

İlk olarak sadece Hitit Dönemi'ne ait eserlerin sergilendiği müze, isminden de anlaşılacağı gibi, zaman içinde Anadolu’da yaşam sürmüş bir çok medeniyete ait eserlerin ev sahipliğini yapmış.

Ziyaretçilerini büyüleyen eserleri ile 1977 yılında Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa Müze Forumu tarafından Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'nü almaya layık görülmüş. İsviçre’nin Lozan Kenti'nde bir çok sayılı müze arasından birinci seçilmiş ve bu ödülü alan Türkiye’nin tek müzesi olmuş. Adını dünya çapında böylesine başarıyla duyurmuş Anadolu Medeniyetleri Müzesi, gerçekten görülmeye değer.

Anıtkabir

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıttepe’deki kabri Anıtkabir, Türk Halkı'nın yanısıra, yabancı turistlerin de ziyaret ettiği huzurlu bir ortama sahip. Pek çoğumuzun okul dönemlerinde en az bir kere çeşitli illerden ziyarete geldiği Anıtkabir, ziyaretçilerini sonraki yıllarda da tekrar görmeye çağırıyor adeta.

Mustafa Kemal Atatürk’ün mezarının yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Başbakanı olan İsmet İnönü'nün mezarı da burada yer alıyor.

750 bin m2'lik bir alanda yer alan Anıtkabir'in içerisinde Barış Parkı ve 3 bölümden oluşan Anıt Bloğu bulunuyor. Anıt Bloğu; Aslanlı Yol, Tören Meydanı ve Mozole’den oluşuyor. Atatürk’ün naaşının yer aldığı mozolenin zemin katında, toprağa kazılmış bir bölüm bulunuyor. Bu bölümde, Türkiye’nin her ilinden gelmiş toprakların bulunduğu pirinç vazolar var.

TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi)

23 Nisan 1920'de kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal devlet organı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu ilk binası, Ankara’nın Ulus semtinde bulunuyor. Kurtuluş Savaşı Dönemi'nde tüm askeri ve siyasi kararlar bu binada alınmış.

Daha sonra, 1924 yılında 2. Meclis Binası inşa edilmiş. 2009 yılından itibaren Kültür Bakanlığı himayesine geçmiş olan meclis binası, günümüzde Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak kapılarını ziyaretçilerine açıyor.

Atatürk Orman Çiftliği

1925 yılında Atatürk’ün isteğiyle kurulmuş ve Türk tarımına öncülük etmiş. Ankara’da yer alan en büyük yeşil alan olan bu çiftlik içerisinde; hayvanat bahçesi, Karadeniz Havuzu, Devlet Mezarlığı ve Atatürk’ün Selanik’teki evinin bir benzeri bulunuyor.

Kızılay Meydanı

Ankara için Türkiye’nin kalbi söylemi ne kadar doğruysa, Kızılay için de Ankara’nın kalbi söylemi o kadar doğru. Kızılay Meydanı Ankara’nın merkezi ve en uğrak yeri.

Adını, 1929 yılında yaptırılan, ancak günümüzde mevcut olmayan Kızılay Genel Merkez Binası'ndan alıyor. Canlı sokakları, kafeleri, mağazaları ve caddeleri ile Ankara sakinlerinin vazgeçilmezi durumunda.

Meydanda bulunan metro ve Ankaray istasyonu, ulaşımında da kolaylık sağlıyor. Görünce sizin de fark edeceğiniz gibi; Ankara'da hayat Kızılay Meydanı'nda sanki. Kalabalığından mıdır, çeşitliliğinden midir, bilinmez; bütün yollar Kızılay'a çıkıyor ya da Kızılay'dan geçiyor, hissi veriyor.

Atakule

Ankara’nın ilk ve en önemi alışveriş merkezlerinden olan Atakule, döner restaurantlı kulesi ile Ankara’nın en görkemli yapılarından biri. Ankara’nın başkent oluşunun 66. Yıldönümü'nde açılan bu bina, geceleri ışıklandırılmış cephesiyle, Ankara'lılara ve misafirlerine, adeta görsel bir şölen yaşatıyor. Kulenin zirve noktasına çıkıp, çayınızı ya da bol köpüklü Türk kahvenızı yudumlayarak Ankara’nın eşsiz manzarasını izlemek, paha biçilemez bir keyif.

Atakule

Etnografya Müzesi

Ankara Etnografya Müzesi, yine Kurtuluş Savaşı yıllarının etkisini taşıyan yapılardan bir tanesi.

Namazgah Tepesi olarak adlandırılan ve Kurtuluş Savaşı yıllarında adından da anlaşılacağı üzere, namaz kılınan bir alanın üzerine kurulmuş. Kuruluşunun ilk yıllarında Arkeoloji Müzesi olarak dizayn edilmesi düşünülmüş, ancak sonrasında, resim heykel müzesi olmasına karar verilmiş.

Açılışından sonra ise, bugünkü konseptine kavuşmuş. Etnografya Müzesi, Türk Sanatı'nın Selçuklular Dönemi'nden günümüze kadar gelen eserlerinin sergilendiği, tarihsel içeriği ile önemli yere sahip bir müze.

Ankara'ya gittiğinizde, vefatından sonra bir dönem Atatürk'in naaşının da bulunduğu Etnografya Müzesi'ni ziyaret etmenizi özellikle öneririz.

Eymir Gölü

Ankara sınırları içerisinde yer alan bu küçük göl, görenleri adeta büyülüyor. Şehrin kalabalık ve gürültüsünden bıktıysanız, Eymir Gölü'nde yapacağınız bir günlük kaçamak bile, Eymir'e aşık olmanız için yeterli.

Mavi ve yeşilin uyumu, huzurlu ve sakin ortamıyla Eymir, kürek ve su sporları, olta ile balık avlama ve sevdiklerinizle yapacağınız bir piknik için eşsiz bir ortam.

Harikalar Diyarı

Bir milyon 300 bin metrekarelik alanıyla Avrupa’nın en büyük parkı ünvanına sahip Harikalar Diyarı, Ankara’nın Sincan ilçesine bağlı.

2004 yılında hizmete açılan park; halı sahalar, basketbol sahaları, tenis kortları, mini golf sahaları, go kart alanı, kaykay pisti ve 5 bin kişilik oturma kapasitesine sahip bir anfiye sahip.

Sosyal bir tesis havasında olan park; hem eğlenceli, hem de keyifli zaman geçirmeniz için ideal bir alan.

Göksu Parkı

Ankara’nın en büyük parklarından olan Göksu Parkı, eski susuz göleti üzerine kurulmuş. Parkın içersinde restoran, kafe, dinlenme ve piknik yerlerinin yanı sıra; lunapark, yürüyüş alanı ve koşu yolu bulunuyor. Göksu Parkı içerisinde çeşitli sportif faaliyetleri gerçekleştirmek için elverişli alanlar mevcut. Tenis, plaj voleybolu, go-kart, futbol, basketbol, su bisikleti bu sporlardan bazıları.

Göksu Parkı, Kızılay'a 25 km uzaklıkta.